13 Ağu 2009
12 Ağu 2009
11 Ağu 2009
Laleper Aytek
Yazıcak şey çok, belki de sadece biraz fikir verse yeter..
http://laleperaytek.com/
http://laleperaytek.blogspot.com/
http://laleperaytek.com/
http://laleperaytek.blogspot.com/
10 Ağu 2009

bugün yıkattığım lomo filmlerinden ( lomo film desemde lomo için üretilmiş filmler değil, bildiğin negatif 35.mm) birkaçını l.in verdiği scannerla taradık, ilk başta biraz uğraştırdı, uzun da sürdü ama konu çözülmüş oldu. bundan sonra tarayıcıyım ben!
yukarıda gördüğümüz fotoğrafta da hiç bir şey anlatmak istemiyorum, evde taradığım filmin ilk nüvesini göstermek istiyorum sadece gözleri kapalı insan olarak.
8 Ağu 2009
31 Tem 2009
iş başka sabah başka
her birşeyi karıştırmadan sabaha kadar çalışıcam bu gece de
bu gece bu görseller biterse yarına sıfır fotoğraflarım var işlenicek
güzel mi güzel valla
bu gece bu görseller biterse yarına sıfır fotoğraflarım var işlenicek
güzel mi güzel valla
25 Tem 2009
24 Tem 2009
garip değil
ne kadar garip bir yaz geçirdiğimi düşünürken
sonra niye garip olsun ki çalışıyorum işte dedim
izmir'e, denize gidemedim ya bulanıklık var dimağda
sonra niye garip olsun ki çalışıyorum işte dedim
izmir'e, denize gidemedim ya bulanıklık var dimağda
17 Tem 2009
14 Tem 2009
darlanma anı
biraz önce, öyle bir darlandım ki kendimi kahveye attım.
e 2000 tane ( yazıyla ikibin ) görselin içinde boğulduğumu ve el-ayak-beyin fonksiyonlarının senkronisinde bir sorun olduğunu anlayınca bir çay, soğuk su ve sigara kaçınılmaz olmuştu.
şimdi daha iyiyim oh!
e 2000 tane ( yazıyla ikibin ) görselin içinde boğulduğumu ve el-ayak-beyin fonksiyonlarının senkronisinde bir sorun olduğunu anlayınca bir çay, soğuk su ve sigara kaçınılmaz olmuştu.
şimdi daha iyiyim oh!
13 Tem 2009
plan iş vs.
iş yükünü planlamak ne zor!
ben defterine sürekli yazıp planlayanlardanım
yoksa beyin kıvrımlarımın içinde sürekli gidip gelen toplar oluyor
eğer direksiyonu kıramazsam da puanı bilgisayar alıyor.
ben defterine sürekli yazıp planlayanlardanım
yoksa beyin kıvrımlarımın içinde sürekli gidip gelen toplar oluyor
eğer direksiyonu kıramazsam da puanı bilgisayar alıyor.
10 Tem 2009
günaydın baş ağrısı
bügün saçma bir baş ağrısı ile uyandım,
baş ağrısı ile güne başlamak çok delice bir şey .
yeni yeni kendime geliyorum ve şimdi çalışmaya başlıcam.
çok fena çok insanın bir gününün böyle heba olması.
baş ağrısı ile güne başlamak çok delice bir şey .
yeni yeni kendime geliyorum ve şimdi çalışmaya başlıcam.
çok fena çok insanın bir gününün böyle heba olması.
7 Tem 2009
zihin oluklarımdan bir sürü şey geçerken bugün çok güzel çalıştım
bu benim için çok iyi bir şey
biraz daha gayret edersem bıkmış gibi göründüğüm işleri bu hafta teslim edebilirim.
birde yeni bir kitapa başladım "erken cumhuriyet dönemi türk fotoğrafı 1923-1960"
*türk fotoğraf tarihine dair (geçmiş dönem) baya bir eksiğim var. bakalım, ihtiyaç üzerine okuduğum için merakla akıyor yazılar.
bu benim için çok iyi bir şey
biraz daha gayret edersem bıkmış gibi göründüğüm işleri bu hafta teslim edebilirim.
birde yeni bir kitapa başladım "erken cumhuriyet dönemi türk fotoğrafı 1923-1960"
*türk fotoğraf tarihine dair (geçmiş dönem) baya bir eksiğim var. bakalım, ihtiyaç üzerine okuduğum için merakla akıyor yazılar.
6 Tem 2009
4 Tem 2009
29 Haz 2009
24 Haz 2009
sıcak bulut
pek bi sıcak hiç bir şey yapamıyorum şu an buraya yazabilmenin dışında
elden geçmesi gereken fotoğraflar var
akşam serinliği olur mu gelir mi acaba!
bu arada sergi açılışları arkadaşları görmek sohbet etmek ve içki içmek içindir (ben pek içemesemde diğer iki şeyi çok güzel yapabiliyorum) .
elden geçmesi gereken fotoğraflar var
akşam serinliği olur mu gelir mi acaba!
bu arada sergi açılışları arkadaşları görmek sohbet etmek ve içki içmek içindir (ben pek içemesemde diğer iki şeyi çok güzel yapabiliyorum) .
23 Haz 2009
17 Haz 2009
sangria
güncemi gün gün tutamasamda
ki zaten öyle bir zorunlulukta yok
olsa sanırım ben burada olamazdım
neyse güncemin adına da yakışır bir şey yapıp cumartesi günü n. ile galata'da sangria yaptık.
ve evet üretimimiz gayet başarılı oldu.
birde bana londra'yı hatırlattı galata'da londra'yım ben.
ki zaten öyle bir zorunlulukta yok
olsa sanırım ben burada olamazdım
neyse güncemin adına da yakışır bir şey yapıp cumartesi günü n. ile galata'da sangria yaptık.
ve evet üretimimiz gayet başarılı oldu.
birde bana londra'yı hatırlattı galata'da londra'yım ben.
12 Haz 2009
11 Haz 2009
10 Haz 2009
Moleskine Detour santral istanbul'da
evet sanatçı, tasarımcı şahsiyetlerin moleskine defterleri Santral İstanbul'da sergileniyor.
8 Haz 2009
senemsinem.com ve senemsinem.net
evet iki web sitem var artık.
com yapısal olarak değişti
net flash portfolio olarak devam ediyor.
bende beyin organizasyonuna gidebilirsem portfoliolar güncellenmiş olacak.
com yapısal olarak değişti
net flash portfolio olarak devam ediyor.
bende beyin organizasyonuna gidebilirsem portfoliolar güncellenmiş olacak.
5 Haz 2009
28 May 2009
27 May 2009
16 May 2009
paz-art
şimdiye kadar gidemediğim paz-art a yarın gitme günüdür
termosa soğuk kahve koyup sekerek seklemektir.
çünkü bir de yaz gelmiştir.
(araya girmek istiyorum 3 senedir yaz aylarından pek hoşnut değilim, ne zaman ki mezun olmuşum, öğrenciliğim bitmiş ben yazdan nefret etmişim, deniz kenarında geçirilen süre 1 yada bilemedin 2 haftaya düşmüş. Daha önce öylemiydi ya, küçüklüğüm de yaz deniz demekti, yazlıklarda yada misafirhanelerde geçirilen tatilller demekti, öğrencilikte izmir'e eve gitmek, oradan foça'ya yazlığa gitmek, oradan gümüldür'e dayıların yazlığına yada teyzemlerin çeşme'de kiraladığı yazlık eve gitmek demekti. şimdi yok öle bişi. bekle beni akşamüstü sıcaktan bunalınca 2 arkadaşı arayıp çay içmek için klasik firuzağa oturmaları) (ki bunada parantez açmak zorunluluğu hissettim, oradaki sohbetlerimizide çok severim bu arada)
termosa soğuk kahve koyup sekerek seklemektir.
çünkü bir de yaz gelmiştir.
(araya girmek istiyorum 3 senedir yaz aylarından pek hoşnut değilim, ne zaman ki mezun olmuşum, öğrenciliğim bitmiş ben yazdan nefret etmişim, deniz kenarında geçirilen süre 1 yada bilemedin 2 haftaya düşmüş. Daha önce öylemiydi ya, küçüklüğüm de yaz deniz demekti, yazlıklarda yada misafirhanelerde geçirilen tatilller demekti, öğrencilikte izmir'e eve gitmek, oradan foça'ya yazlığa gitmek, oradan gümüldür'e dayıların yazlığına yada teyzemlerin çeşme'de kiraladığı yazlık eve gitmek demekti. şimdi yok öle bişi. bekle beni akşamüstü sıcaktan bunalınca 2 arkadaşı arayıp çay içmek için klasik firuzağa oturmaları) (ki bunada parantez açmak zorunluluğu hissettim, oradaki sohbetlerimizide çok severim bu arada)
13 May 2009
Becoming İstanbul

Garanti Galeri (GG) ve Alman Mimarlık Müzesi'nin (DAM) ortaklaşa düzenlediği "Becoming İstanbul" sergisi 6 Eylül 2008'de Frankfurt DAM'da açılmış, 9 Kasım'a kadar devam etmişti. Sergiye çok sayıda fotoğrafçı, sanatçı, mimar, yazar, çizer ve akademisyen katılmıştı. Ayrıca gazete ve dergi arşivlerinden de yararlanılmış, bir seçki oluşturulmuş ve interaktif bir veri tabanıyla izleyicilere sunulmuştu. Bende 4 grup fotoğraf serisi ile katılmıştım. Açılış öncesi GG'de sergiye iş veren sanatçılara ön bir gösterim yapılmıştı sunma kısmı biraz problemliydi, çok eser vardı, o yüzden çok karışık görünüyordu herşey, böyle yazmak tabi çok kolay, ama sergi öncesi hazırlığında Pelin'e çalışmalarımı götürdüğümde, hiç birisininin başını kaşıyacak vakti yoktu, çok yorgundu yorgunlardı, o kadar insan ve çalışmayı bir araya getirmek elbette ki kolay değil, bir de konun İstanbul ise, ve farklı noktalardan değinmek istiyorsan, epey zor, ama onlar çok güzel kotarmışlardı. (Frankfurt'taki açılışa Londra'dan yeni döndüğüm için gidememiştim ama gitmeyi çok istemiştim çok) Becoming İstanbul Alman Mimarlık Müzesinden sonra, bir kaç ülkeye daha gitti, ama ben nereler olduğunu pek de hatırlamıyorum *( Pelin'in beni düzeltmesiyle Bahreyn ve Berlin'den önce bir yerde sergilenmemiş) . Şimdilerde ise 6 Mayıs'ta Bahreyn'de Al Riwaq http://www.alriwaqgallery.org galeride açıldı ve 16 Mayıs'ta Berlin DAZ'da http://www.daz.de/sixcms_4/sixcms/detail.php?area_id=2800&id=176090&template_id=10153 (Deutsches Architektur Zentrum) açılıcak. ve bir aksilik olmazsa 2010 yılında İstanbul'da görebilicez.
Bir de bu serginin önemli bir devamı niteliğinde Pelin Derviş, Bülent Tanju, Uğur Tanyeli tarafından ve proje koordinatörlüğünü Meriç Öner'in yaptığı “Becoming İstanbul Ansiklopedisi”ni yayınladılar. Çok sayıda yazarın ( antropolog,gazeteci,akademisyen, mimar,sosyolog, şehir planlamacısı, mimar, tarihçi, edebiyat ve sinema eleştirmeni ) katılımıyla hazırlanan ansiklopedik kitap, son 150 yıllık gibi bir süreçte İstanbul'da yaşanan kentsel dönüşümü, değişik noktalara değinirek okumamamızı sağlıyor.
Ayrıca takip edebilmek içinde Link : http://www.becomingistanbul.org/
( ingilizce, Almanca ve Türkçe olarak satılmaktadır. )
* sonradan eklenmiştir
Etiketler:
al riwaq,
Alman Mimarlık Müzesi,
Ansiklopedi,
Bahreyn,
DAM,
DAZ,
Garanti Galeri,
İstanbul,
Kentsel Dönüşüm,
Pelin Derviş,
Sergi
7 May 2009
makul
makul sayıda kalabalık nasıl bir soru işareti ise makul zamanlar da bir soru işaretidir benim için
hatta makul olanla makul olmayan arasında ki ayırımı da bilememekteyim
hakeza asgari müşterekte anlaşalım da en makul noktada buluşalım der
hadi canım!!
makuliyete doğru
hatta makul olanla makul olmayan arasında ki ayırımı da bilememekteyim
hakeza asgari müşterekte anlaşalım da en makul noktada buluşalım der
hadi canım!!
makuliyete doğru
6 May 2009
upps

dün hıdırelleze gittim evet, ama bir tek erken gitme kısmına uydum
yani makinemi aldım, üzerine 50 mm.yi takıp rahat rahat çekim yaptım, bir de hıdırellezi ahırkapı'dan sahildeki park alanına çekmişler bu yüzden alan çok genişlemişti tam bir panayıra dönüşmüştü yani, ezilmeden geçti.
neyse,
birbirini sürekli arayan fakat heryerde çalan müzikten kimseyi duyamayan, şans eseri karşılaşılan veya duyduğun anda koordinat belirleyen ve buluşan bizler sürekli sohbet ettik.
çitlediğimiz çekirdeklerimizin kabukları acaba hala oradamı?
sevgili bay u. ve sevgili bayan c.
4 May 2009
Ahırkapı hop hop
yarın hıdırrelez yahu nasıl yazılıyordu bu, google --> hıdırellez--> google'da ara evet "hıdırellez" arama yaparkenki yazdığım gibiymiş yani ilk yazdığım gibi değil neyse,
bu sene ahırkapı'ya erken gitmeyi, göbek attığımda salınacak bir etek giymeyi, hızımı kestikten sonra hemen trene atlayıp gitmeyi ve yanıma makinemi almamayı düşünüyorum. Çünkü aldığım zaman kalabalığın içinde göbek atamıyorum, makinemin göbeği benim göbeğimden kıymetli hale geliyor.
bu sene ahırkapı'ya erken gitmeyi, göbek attığımda salınacak bir etek giymeyi, hızımı kestikten sonra hemen trene atlayıp gitmeyi ve yanıma makinemi almamayı düşünüyorum. Çünkü aldığım zaman kalabalığın içinde göbek atamıyorum, makinemin göbeği benim göbeğimden kıymetli hale geliyor.
başlık,durum,sıkıcı,
bugün sağlam başlıklar atmak istedim,
sonra okuduklarımın, buraya yazacaklarımdan daha sıkıcı olduğunu görünce vazgeçtim,
o yüzden 3 mayıs radikal 2 tavsiye edilir, yine senin benim vicdanıma duygusal bombardımanlar yaptıracak olaylar silsilesi içinde yaşamaya devam edilir.
olduğu kadar yani!!
sonra okuduklarımın, buraya yazacaklarımdan daha sıkıcı olduğunu görünce vazgeçtim,
o yüzden 3 mayıs radikal 2 tavsiye edilir, yine senin benim vicdanıma duygusal bombardımanlar yaptıracak olaylar silsilesi içinde yaşamaya devam edilir.
olduğu kadar yani!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






